Gitarda sol el perdeye basar, sağ el teli çalar. Eddie Van Halen bu iş bölümünü bozdu ve iki eli de klavyeye getirdi; 1978'de yayımlanan kısa bir solo parça bu tekniği bir gecede yaygınlaştırdı.
Klavyeye vurarak çalmada ses, parmağın teli perdeye çarpmasıyla çıkar. Vuruş yoktur; çarpma titreşimi başlatır. Van Halen'ın yaptığı yenilik tekniğin kendisi değil, onu akor dizilişleriyle birleştirmesiydi. Sol el bir pozisyonda dururken sağ elin üst perdelerden eklediği ses, tek elle ulaşılamayacak geniş aralıklar üretir; arpejler bir anda bir oktavı aşar ve çizgi piyanoya yaklaşır.
Tınısı da kendi elinden çıktı. Dar üst eşikli ve tek bobinli manyetiklerle yapılmış bir gövdeye, köprüye kalın sarımlı bir manyetik taktı. İnce bir sapın hızı ile kalın bir manyetiğin doyumu bir arada geldi. Amfiye giden gerilimi düşüren bir düzenek kullanması da aynı arayışın parçasıydı. Düşük gerilimde çalışan bir lamba amfi daha düşük ses düzeyinde doyuma girer ve tınısı sıkışır.
Titreşim kolunu kullanma biçimi de ayrıdır. Kolu kısa ve sert kullanmak yerine uzun, yavaş ve geniş hareketlerle kullandı; akorun tamamını aşağı çekip bırakmak, tek bir sesin bükülmesinden başka bir şeydir ve çalgının akordunu zorlar.
Bugün elektro gitar çalışan bir kursiyerin karşılaştığı tekniklerin önemli bölümü onun açtığı alandadır. Asıl mirası hız değil, iki elin de klavyede çalışabileceği fikridir.