Ağır rock ve metal gitarının ses dünyası bir kazadan doğdu. Tony Iommi 1965'te, on yedi yaşındayken bir sac fabrikasında çalışırken sağ elinin orta ve yüzük parmağının uçlarını kaybetti. Solak olduğu için bu el, perdeye basan eliydi.
Çalmayı bırakmamak için kendi çözümünü üretti. Bir deterjan şişesini eritip parmak ucu biçiminde yüksükler yaptı, üzerlerini eski bir deri ceketten kestiği parçayla kapladı. Plastik yüksük teli hissettirmediği için parmak gereğinden sert bastı; icrasındaki sert atak buradan gelir. Aynı yüksükler tel bükmeyi de güçleştirdi. Bükme yerine çekiçleme ve trile yöneldi.
İkinci çözüm tel kalınlığıydı. Alışılmıştan çok daha ince bir takım kullandı; bir tel üreticisi onun için özel olarak çok ince bir set hazırladı. İnce tel daha az kuvvet ister, buna karşılık gerginliği düşürdüğü için ses cılızlaşır. Bu kaybı kapatan şey akordu indirmek oldu. Teller pesletildiğinde gerginlik yeniden elverişli sınıra çıkar ve tını kalınlaşır; ağır türlerin pes akort geleneği bu gereklilikten doğdu.
Riff yazımında kullandığı malzeme de buna uyar. Kök ile beşliden kurulu akorlar, azaltılmış beşli aralığının ezgide kullanılması ve yavaş tempo, ince tellerle ve iki parmakla çalınabilecek bir dil üretir.
Kazadan sonra fabrikadaki ustabaşının ona Django Reinhardt kayıtlarını dinletmesi, bu hikâyenin dönüm noktasıdır.