Yetmişlerin sonunda cazın armonisiyle popüler müziğin dokusunu birleştiren bir kol gelişti. Bu dağarda gitarın işi doğaçlamadan çok, tanınır bir ezgiyi taşımak ve dokunun içinde kalmaktır.
Tını tarafında seçim belirgindir. Temiz bir zincir, hafif koro etkisi ve kısa bir gecikme; atak yumuşatılır, ses kalınlaştırılır. Masif gövdeli bir çalgının sap manyetiği ile kemerli kapaklı bir çalgının yumuşak tınısı arasında bir orta nokta aranır.
Ezgi tarafında ölçü söylenebilirliktir. Cümleler kısa, aralıklar dar ve tekrar çoktur; dinleyici ezgiyi ilk duyuşta tanır. Doğaçlama bölümleri de temanın malzemesinden beslenir, dışına çıkmaz.
Armoni tarafında akorlar caz dağarından gelir. Yedili ve dokuzlu sesler kullanılır, geçişler yarım ses yürüyüşle yapılır; buna karşılık akor değişim hızı düşüktür ve bölümler uzun sürer.
Ritim tarafında bölünme çoğunlukla eşittir ve funk yerleşimi kullanılır. Gitar on altılık bölünmeyi el salınımıyla taşır, çalınmayan vuruşlarda tellere değmeden geçer.
Bu dağarla çalışan bir kursiyer için kazanç, temiz tınıda çalmayı öğrenmektir. Doyumun saklamadığı bir zincirde her hata duyulur.